> Reasürans

Reasürans

« Back to Glossary Index

 

Fransızca kökenli “réassurance” kelimesinden türeyen ve dilimizde ikili sigorta veya mükerrer sigorta olarak da karşılık bulan reasürans; sigorta şirketlerinin üstlendikleri riskleri, kendi mali yapılarını korumak adına başka bir sigorta şirketine devretmesini ifade eden küresel bir finans mekanizmasıdır. Sigorta sektörünün sigortası olarak nitelendirilebilecek bu sistem, sektörün mali istikrarını sağlayan en temel direklerden biridir. Bir sigorta şirketi, düzenlediği poliçelerle milyonlarca liralık riskin altına girdiğinde, bu yükün tamamını tek başına taşımak zorunda kalmaz. Reasürans kanalıyla riskin belirli bir bölümü uluslararası piyasalardaki diğer güçlü aktörlere aktarılır ve böylece olası bir felaket senaryosunda şirketin iflas etmesi önlenir.

Reasürans Nedir ve Neden Gereklidir?

Reasürans, sigorta şirketlerinin (sedan) poliçe sahiplerinden devraldıkları riskleri, reasürör adı verilen daha büyük ve uzmanlaşmış şirketlere tekrar sigortalatması işlemidir. Bu piyasada faaliyet gösteren reasürörler, dünya genelinde meydana gelebilecek deprem, sel, endüstriyel yangınlar veya havacılık kazaları gibi devasa hasarları karşılayabilecek sermaye gücüne ve derin bir aktüeryal bilgi birikimine sahip kurumlardır.

Bu mekanizma, sadece sigorta şirketini değil, dolaylı olarak sigortalıları da korur. Çünkü büyük bir afet durumunda tek bir sigorta şirketinin öz sermayesi tüm hasarları ödemeye yetmeyebilir. Ancak risk reasürans yoluyla küresel piyasalara dağıtıldığında, hasar ödemeleri aksamadan yapılır ve sigorta sistemi güvenle işlemeye devam eder.

Taraflar ve Sistemin İşleyiş Mantığı

Sigorta literatüründe reasürans ilişkisinin iki temel tarafı bulunur. Riski devreden sigorta şirketine sedan, bu riski devralan şirkete ise reasürör denir. Sedanın temel motivasyonu, tek bir olayda veya belirli bir dönemde karşılaşabileceği hasar yükünü dengelemek ve sermaye yeterlilik rasyolarını yasal sınırlar içinde tutmaktır. Türkiye’de ve dünyada sigorta şirketleri, finansal disiplin gereği belirli oranlarda sermaye tutmak zorundadır ve reasürans anlaşmaları bu dengenin korunmasında kilit rol oynar. Dolayısıyla bu işlem, şirketler için keyfi bir tercih değil, sürdürülebilirliğin zorunlu bir sonucudur.

Sistemin teknik işleyişi, riskin ve primin paylaşımı esasına dayanır. Sigorta şirketi, üstlendiği riskin saklama payı (retention) olarak adlandırılan kısmını kendi üzerinde tutar, geri kalanını ise reasüröre devreder. Karşılığında, topladığı primin bir kısmını da reasüröre aktarır. Hasar gerçekleştiğinde ise ödeme zinciri tersine işler; reasürör kendi payına düşen tazminatı sigorta şirketine öder, sigorta şirketi de nihai ödemeyi sigortalıya yapar.

Reasüransın Teknik Modelleri

Reasürans anlaşmaları, riskin niteliğine göre farklı teknik yapılarla kurgulanır. Bölüşmeli (proportional) anlaşmalarda, risk ve prim baştan belirlenen matematiksel oranlarla (örneğin %20 sedan, %80 reasürör şeklinde) paylaşılır; Kotpar ve Eksedan sözleşmeleri bu gruba girer. Bölüşmesiz (non-proportional) yapılarda ise reasürör, sadece hasar belirli bir tutarı aştığında devreye girer. Hasar fazlası (excess of loss) gibi modeller, sigorta şirketini özellikle yıkıcı ve öngörülemeyen büyük kayıplara karşı korumak için tasarlanmıştır.

Reasüransın Sektördeki Yeri

Reasürans, sigortacılığın görünmez kalkanıdır. Tek bir şirketin mali gücünü aşan risklerin uluslararası iş birliği ile yönetilmesini sağlayan bu sistem, sigorta şirketlerinin ödeme kabiliyetini garanti altına alır. Sedan ve reasürör arasındaki bu risk paylaşımı sayesinde; depremlerden sanayi kazalarına kadar en büyük felaketlerin mali sonuçları bile yönetilebilir hale gelir ve sigorta sektörü sürdürülebilir büyümesini devam ettirir.

« Back to Glossary Index