Sigortacılık dünyasında hasar yönetimi, tazminat süreçlerinin en kritik aşamalarından biridir ve karşılaşılan zararlar niteliklerine göre farklı kategorilere ayrılır. “Kısmi hasar” kavramı, sigorta konusu olan malın, gayrimenkulün, eşyanın veya aracın bir riziko sonucunda zarar görmesine rağmen ekonomik değerini tamamen yitirmemesi durumunu ifade eder. Bu senaryoda, hasar gören varlık hurdaya ayrılmaz veya kullanılamaz hale gelmez; aksine, poliçede belirlenen teminat sınırları dahilinde onarılarak yeniden eski işlevine kavuşturulabilir niteliktedir.
Kısmi Hasar Nedir?
Bir varlığın kaza, afet, çarpma veya yangın gibi poliçe kapsamında tanımlanan riskler nedeniyle zarar görmesi, ancak yapısal bütünlüğünün tamamen bozulmaması hali kısmi hasar olarak tanımlanır. Bu hasar türünde varlığın kullanım fonksiyonu tamamen ortadan kalkmamış, onarım yoluyla eski haline yaklaştırılabilir durumdadır. Örneğin, bir trafik kazasında aracın kaportasında oluşan düzeltilebilir deformasyonlar, deprem sonrası binada meydana gelen çatlaklar veya nakliye sırasında taşınan ürünlerin sadece bir bölümünün zarar görmesi bu kapsama girer. Kısmi hasar kavramı sadece araç sigortalarıyla sınırlı değildir; konut, eşya, nakliyat, ferdi kaza ve sorumluluk sigortaları gibi pek çok branşta geçerliliğini koruyan genel bir sigortacılık terimidir.
Hasar Tespiti ve Eksper Süreci
Bir hasarın kısmi mi yoksa tam hasar mı olduğunun belirlenmesi teknik bir inceleme gerektirir ve bu süreç sigorta şirketi tarafından görevlendirilen bağımsız eksperler aracılığıyla yürütülür. Eksper, olay yerinde veya serviste yaptığı incelemelerde hasarın nedenini, poliçe teminatlarına uygunluğunu ve onarım maliyetlerini detaylı bir şekilde analiz eder.
Eksper raporunun oluşturulmasında iki temel koşul aranır: Birincisi, hasarın poliçede belirtilen rizikolardan biri sonucunda meydana gelmiş olması; ikincisi ise hesaplanan onarım masrafının sigorta poliçesinde yer alan teminat tutarlarının altında kalmasıdır. Eğer onarım maliyetleri, sigorta bedelinin veya aracın piyasa değerinin belirli bir yüzdesini aşmıyorsa ve onarım işlemi ekonomik açıdan mantıklıysa, hasar “kısmi” olarak raporlanır. Ancak onarım maliyetleri piyasa değerine yaklaşıyor veya tanımlı eşik değerleri aşıyorsa, süreç tam hasar (pert) değerlendirmesine evrilir.
Kısmi Hasar Tazminatı Ödeme Koşulları
Kısmi hasar tazminatının ödenebilmesi için hasarın harici, ani ve beklenmeyen bir olay sonucunda gerçekleşmesi ve sigortalının poliçe yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi şarttır. Sigortalı, hasar anından itibaren gerekli bildirimleri yapmalı ve talep edilen evrakları zamanında teslim etmelidir.
Ancak her kısmi hasar otomatik olarak ödenmez. Sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğü, riskin poliçe şartlarına uygun şekilde gerçekleşmesine ve sigortalının iyi niyet prensiplerine bağlı kalmasına dayanır. Sigortalının kasti eylemleri, yasa dışı faaliyetler sırasında oluşan zararlar, sigorta konusu varlığa bilerek zarar verilmesi veya poliçede açıkça “istisna” olarak belirtilen durumlardan kaynaklanan hasarlar kapsam dışı bırakılır. Ayrıca sigortalının hileli davranışlar sergileyerek haksız kazanç elde etmeye çalışması da tazminatın reddedilmesine neden olur.
Kısmi Hasarın Önemi
Kısmi hasar süreci, tam hasar süreçlerine kıyasla genellikle daha hızlı çözüme kavuşturulur ve sigortalı için büyük avantajlar sağlar. Onarım masraflarının sigorta şirketi tarafından karşılanması, sigortalının ani mali yüklerle karşılaşmasını engellerken varlığın kullanılabilirliğini de korur.
Sonuç olarak kısmi hasar yönetimi; malın tamir edilebilir düzeyde zarar gördüğü, onarım maliyetinin poliçe limitleri içinde kaldığı ve eksper onayıyla tazminatın ödendiği bir süreçtir. Doğru teminat yapısı ve şeffaf bir hasar yönetimi ile sigortalılar, varlıklarını kaybetmeden eski haline getirme imkânına sahip olur; bu da sigortanın “ekonomik değerleri koruma” misyonunun en somut örneğidir.