Sigorta poliçelerinde “istisna”, belirli risklerin, olayların veya durumların poliçe teminatı dışında bırakılması anlamına gelir. Bir sigorta sözleşmesi, neleri kapsadığı (teminat) kadar neleri kapsamadığı (istisna) ile de tanımlanır. İstisnalar, poliçenin sağladığı koruma alanını daraltarak sigorta şirketinin hangi durumlarda ödeme yapmayacağını net bir şekilde çizer. Bu nedenle istisnalar, poliçenin teknik yapısının, fiyatlandırmasının ve risk yönetimi stratejisinin en temel unsurlarından biridir.
İstisna Nedir?
Sigorta hukuku açısından istisna, sigortacının teminat altına almamayı tercih ettiği veya teknik olarak sigortalayamadığı rizikoları ifade eder. Başka bir deyişle, sigorta şirketinin risk iştahının sınırlarını belirleyen kırmızı çizgilerdir. Her poliçede teminat maddeleri ne kadar hayati ise, istisnalar da en az o kadar kritiktir. Çünkü bir hasar anında sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı, öncelikle bu istisna maddeleri incelenerek tespit edilir. Ayrıca istisnaların genişliği veya darlığı, poliçenin prim tutarı üzerinde doğrudan etkili bir faktördür.
İstisnaların Kullanılma Nedenleri
Sigorta şirketlerinin belirli durumları istisna olarak tanımlamasının arkasında çeşitli teknik ve mali gerekçeler yatar. İlk ve en önemli neden, savaş, iç karışıklık, nükleer sızıntı veya biyolojik saldırı gibi “katastrofik riskler”dir. Bu tür olaylar aynı anda binlerce poliçe sahibini etkileyerek sigorta şirketinin mali yapısını çökertme potansiyeline sahip olduğu için standart poliçelerde doğrudan teminat dışı bırakılır.
Bir diğer neden ise “çakışma” (overlap) durumunu önlemektir. Örneğin, trafik sigortası tarafından karşılanan riskler kasko poliçesinden, işveren sorumluluğu kapsamına giren riskler ise genel sorumluluk poliçesinden çıkarılır; böylece mükerrer ödemelerin önüne geçilir. Ayrıca sigortacılık mantığı, yalnızca tesadüfi ve ani riskleri kapsadığından; kasıtlı zarar verme, suç işleme veya alkol etkisi altındaki kazalar gibi durumlar ile zamanla oluşan paslanma, çürüme gibi doğal yıpranma süreçleri de istisna kapsamında değerlendirilir. Bunun yanı sıra, deprem veya sel gibi bazı riskler standart pakette istisna olsa da, sigortalı dilerse ek prim ödeyerek bu istisnaları “satın alabilir” ve poliçesini genişletebilir.
Sigorta Poliçelerinde İstisnaların Konumu
Poliçelerde istisnalar her zaman sadece “İstisnalar” başlığı altında toplanmış bir liste halinde bulunmayabilir; metnin geneline yayılmış gizli veya dolaylı istisnalar da mevcuttur. Özellikle “Tanımlar” bölümünde yapılan kısıtlamalar, kapsamı belirgin şekilde daraltabilir. Örneğin, “Teminat kapsamındaki olaylar yalnızca Türkiye sınırları içinde geçerlidir” ifadesi, coğrafi bir istisna hükmündedir.
Benzer şekilde “Koşullar” bölümünde yer alan, aracın ehliyetsiz veya alkollü kullanılması halinde teminatın geçersiz olacağı yönündeki maddeler de teknik olarak birer istisnadır. Kapsamlı kurumsal poliçelerde ise her bir teminat türü (örneğin sorumluluk hasarları veya fiziksel hasarlar) için ayrı ayrı düzenlenmiş özel istisna listeleri bulunabilir. Bu nedenle poliçe okunurken bütünsel bir yaklaşım sergilemek gerekir.
İstisna ve Sınırlama Arasındaki Fark
Sigortacılıkta sıkça karıştırılan “istisna” ve “sınırlama” kavramları arasında keskin bir fark vardır. İstisna, bir riskin tamamen kapsam dışında bırakılması ve o risk gerçekleştiğinde hiçbir ödeme yapılmaması demektir. Sınırlama (limitasyon) ise riskin teminat altında olduğu, ancak ödenecek tazminatın belirli bir tutar, adet veya oranla kısıtlandığı durumları ifade eder. Örneğin, “mobil cihaz hasarları kapsam dışıdır” ifadesi bir istisna iken; “mobil cihaz hasarları yıllık 5.000 TL ile sınırlıdır” ifadesi bir sınırlamadır. Hasar yönetiminde bu ayrım, tazminatın reddedilmesi ile kısmen ödenmesi arasındaki farkı belirler.
İstisnanın Önemi
İstisna, sigorta poliçesinde koruma kalkanının bittiği noktayı işaret eder. Felaket riskleri, kasıtlı eylemler, doğal yıpranmalar ve mükerrer sigorta durumları genellikle bu mekanizma ile elenir. Ancak bazı istisnaların ek primle (klozlarla) teminat altına alınabilmesi, poliçelerin kişiselleştirilmesine olanak tanır. Sonuç olarak istisnalar; sigorta sisteminin suistimallerden korunmasını, mali yapının sürdürülebilir olmasını ve primlerin ödenebilir seviyelerde tutulmasını sağlayan, risk yönetiminin en kritik bileşenidir.