> Hükmi Tam Ziya

Hükmi Tam Ziya

« Back to Glossary Index

 

Sigortacılık literatüründe teknik ve hukuki açıdan kritik bir yere sahip olan “hükmi tam ziya”, özellikle nakliyat sigortalarında sıkça karşılaşılan ve hasar yönetim sürecinin kaderini belirleyen temel bir kavramdır. Sigorta konusu olan malın fiziki olarak tamamen yok olmamış olsa bile, ekonomik açıdan kurtarılmasının, taşınmasının veya onarılmasının anlamlı olmadığı durumları ifade eder. Sigorta şirketleri için bu terim, sadece bir hasar tanımı değil, aynı zamanda tazminat yükümlülüğünün türünü ve miktarını belirlerken kullanılan belirleyici bir ölçüttür.

Hükmi Tam Ziya Nedir?

Hükmi tam ziya, en yalın tanımıyla “ekonomik tam hasar” durumudur. Sigortalı malın hasar gördükten sonra eski haline getirilmesi veya varış noktasına ulaştırılması için yapılacak masrafların, malın sigorta değerini veya piyasa değerini aşması halinde ortaya çıkar. Yani mal fiziksel olarak varlığını sürdürüyor olabilir; ancak onu kurtarmak veya tamir etmek, malın kendi değerinden daha pahalıya mal olacaksa, sigortacılık mantığı gereği o mal “tam ziyan” olmuş sayılır.

Bu durumun oluşması için belirli ekonomik sınırların aşılması gerekir. Örneğin onarım masraflarının malın değerini geçmesi, kurtarma operasyonu için gereken bütçenin malın piyasa fiyatının üzerinde olması veya hasarlı malın ticari kullanım değerini tamamen yitirmesi gibi senaryolar hükmi tam ziya kapsamına girer. Bu tür hallerde sigorta şirketi, malın teknik olarak yok olmadığını bilse de rasyonel bir ekonomik karar vererek malı tamamen kaybedilmiş kabul eder ve tazminat sürecini buna göre başlatır.

Hukuki Yorum ve Hakiki Tam Ziya ile Farkı

Hükmi tam ziya kavramı, hukuk ve sigorta pratiğinde genellikle “Hakiki (Gerçek) Tam Ziya” ile karıştırılsa da aralarında net bir ayrım vardır. Hakiki tam ziya durumunda, sigortalı mal yangın, batma veya kaybolma gibi nedenlerle fiziksel olarak tamamen yok olmuştur; ortada kurtarılacak bir cisim kalmamıştır. Hükmi tam ziyada ise mal fiziksel olarak mevcuttur ancak ekonomik vasfını yitirmiştir.

Özetle, hakiki tam ziyada malın “cismi” yok olurken, hükmi tam ziyada malın “ekonomik değeri” yok olur. Her iki durumda da sigortalıya ödenen tazminat genellikle malın tam değeri üzerinden yapılır, ancak kararın dayanağı birinde fiziksel yok oluş, diğerinde ise ekonomik mantıksızlıktır.

Nakliyat Sigortalarında Uygulama ve Örnekler

Nakliyat sektörü, operasyonel maliyetlerin yüksekliği nedeniyle hükmi tam ziya kararlarının en sık alındığı alandır. Bir geminin karaya oturması, bir tırın ciddi bir kaza geçirmesi veya yükün deniz suyuyla temas etmesi gibi durumlarda kurtarma maliyetleri hızla yükselebilir. Sigortacı bu noktada “kurtarma ekonomik değildir” kararına varabilir.

Konuyu somutlaştırmak gerekirse; bir konteynerde taşınan ve piyasa değeri 250.000 TL olan elektronik ürünlerin hasar gördüğünü varsayalım. Eğer bu ürünleri kurtarmak için 300.000 TL harcanması gerekiyorsa veya tamir masrafı malın değerine yaklaşıyorsa, sigorta şirketi kurtarma operasyonuna girmek yerine malı hükmi tam ziya kabul eder. Çünkü 250.000 TL’lik bir malı kurtarmak için 300.000 TL harcamak ticari akla aykırıdır. Bu durumda sigortalıya tam tazminat ödenir ve dosya kapatılır.

Tazminat Süreci ve Önemi

Hükmi tam ziya kararı, sigorta sürecinin hem sigortalı hem de sigorta şirketi açısından en verimli şekilde sonuçlanmasını sağlar. Süreç, sigortalının ihbarıyla başlar ve atanan eksperin detaylı incelemesiyle devam eder. Eksper; malın kurtarılabilirliğini, tamir maliyetlerini ve ekonomik değerini analiz ederek bir rapor hazırlar. Tahmini masraflar malın kıymetini aşıyorsa hükmi tam ziya raporu düzenlenir ve sigorta şirketi poliçe limitleri dahilinde tam ödeme yapar.

Bu mekanizmanın önemi, uzun sürecek ve astarı yüzünden pahalıya gelecek kurtarma veya tamir operasyonlarını engelleyerek kaynak israfını önlemesidir. Hükmi tam ziya, uyuşmazlık durumlarında hukuki bir referans noktası oluşturur ve tazminat sürecini hızlandırır. Sonuç olarak bu kavram; malın fiziksel varlığına rağmen ekonomik olarak “ölü” kabul edildiği, taraflar arasındaki mali dengenin ve adaletin korunduğu, sigortacılık sisteminin rasyonel işleyişini sağlayan temel bir prensiptir.

« Back to Glossary Index