Sigortacılık literatüründe tam ziya veya toplam zarar olarak da adlandırılan pertotal, sigorta güvencesi altındaki bir malın artık ekonomik veya teknik açıdan varlığını sürdürmesinin mümkün olmadığı nihai hasar durumunu ifade eder. Bir araç, makine veya ticari emtia; kaza, yangın, sel veya poliçede tanımlanan herhangi bir riziko neticesinde ya tamamen yok olmuş ya da onarılması mantıksız olacak ölçüde ağır hasar görmüşse bu statüye girer. Dolayısıyla pertotal kararı, sadece varlığın fiziksel olarak kül olmasını değil, aynı zamanda onarım maliyetlerinin ekonomik rasyonaliteyi aştığı durumları da kapsayan teknik bir süreçtir.
Pertotal Nedir ve Karar Süreci Nasıl İşler?
Pertotal, sigortalı kıymetin hasar sonrası işlevini yitirmesi veya onarımının astarı yüzünden pahalıya gelmesi durumudur. Özellikle kasko sigortalarında sıkça karşılaşılan bu süreç, hasar ihbarı ile başlar ancak nihai karar mutlaka bağımsız bir sigorta eksperinin raporuna dayanır. Eksper, hasarın boyutunu, aracın onarılıp onarılamayacağını, eğer onarılacaksa maliyetin ne olacağını ve aracın kaza anındaki piyasa değerini detaylı bir şekilde analiz eder.
Eğer eksper raporunda, aracın onarım masraflarının piyasa değerine yaklaştığı veya bu değeri aştığı tespit edilirse, sigorta şirketi aracı onarmak yerine pertotal işlemi yapmayı tercih eder. Buradaki temel amaç, ekonomik ömrünü tamamlamış bir aracı yüksek maliyetle tamir etmeye çalışmak yerine, sigortalının maddi kaybını nakit olarak tazmin etmek ve hasar dosyasını kapatmaktır.
Piyasa Değeri ve Kasko Uygulaması
Türkiye’de kasko sigortalarında 1 Nisan 2013 tarihinde yapılan düzenleme ile araç bedelinin poliçeye sabit olarak yazılması uygulamasından vazgeçilmiş, bunun yerine hasar tarihindeki piyasa rayiç değeri esas alınmaya başlanmıştır. Bu değişiklik, pertotal süreçlerini doğrudan etkileyen bir parametredir. Bir aracın pertotal sayılıp sayılmayacağına karar verilirken, eksperin belirlediği o günkü rayiç bedel ile tahmini onarım maliyeti kıyaslanır.
Bu kıyaslamada onarım maliyeti ağır basıyorsa veya araç teknik olarak onarılsa bile can güvenliği riski taşıyacaksa, tam ziya süreci başlatılır. Ancak her ağır hasarlı araç otomatik olarak pertotal sayılmaz; bu statüye geçiş için teknik ve ekonomik verilerin ekspertiz raporuyla kesinleşmesi şarttır.
Yasal Prosedür: Hurda ve Çekme Belgeleri
Pertotal sürecinin mali boyutu kadar yasal ve bürokratik boyutu da kritik öneme sahiptir. Araç hakkında tam hasarlı kararı verildiğinde, aracın trafikten men edilmesi gerekir. Eğer araç tamamen kullanılamaz haldeyse ve hurdaya ayrılacaksa, ilgili mevzuat gereği hurda tescil belgesi düzenlenir. Bu belge, aracın bir daha asla trafiğe çıkamayacağını tesciller.
Bazı durumlarda ise araç teknik olarak onarılabilir olsa da sigorta şirketi ekonomik nedenlerle pertotal kararı verebilir; bu durumda trafikten çekilmiştir kaşeli tescil belgesi düzenlenir. Sigorta şirketinin tazminat ödemesini yapabilmesi için sigortalının bu belgeleri ibraz etmesi zorunludur. Bu belgeler, aracın mülkiyetinin ve hukuki sorumluluğunun sigorta şirketine (veya sovtaj alıcısına) devredildiğinin ve riskin sonlandığının resmi kanıtıdır.
Tazminat Ödemesi ve Önemi
Tüm yasal prosedürler tamamlandığında ve pertotal kararı kesinleştiğinde, sigorta şirketi sigortalıya aracın hasar tarihindeki piyasa rayiç bedelini öder. Tazminatın mantığı, sigortalının hasardan hemen önceki ekonomik durumunu birebir telafi etmektir. Sigortalı, aracını kaybetmiş olsa da finansal karşılığını alarak mağduriyetini giderir; sigorta şirketi ise hurdaya ayrılan veya trafikten çekilen aracın (sovtajın) haklarını devralır.
Özetle pertotal; kaza veya afet sonucu ekonomik ömrü biten varlıklar için işletilen, eksper raporuna dayalı, yasal tescil süreçleri içeren ve piyasa rayici üzerinden tazminat ödenmesiyle sonlanan bir tam hasar yönetimidir.